Memleketimden cinsel alışveriş
manzaraları
Mecidiyeköy, Yenikapı,
Beyoğlu ve Kadıköy'den dört erotik markete müşteri profilini, alışveriş
alışkanlıklarını ve sektörün inceliklerini sorduk. İşte fantezi dünyasının
'oyuncaklı' yüzü...
Çoğunlukla her gün
arşınladığımız işlek caddelere bakan apartmanların birinci ya da ikinci
katlarındalar. Camları içeriyi göstermiyor, ama yanar döner ışıklı
tabelaları mutlaka dikkatinizi çekiyor. 90'lı yıllarda tek tük açılmaya
başladıklarında elle işaret edilen, isimleri fısıldanarak anılan yerlerdi
'erotik shop'lar. Artık hemen hemen her semtin bir 'erotik shop'u olduğu
gibi, aynı cadde üzerinde üç taneye bile rastlayabiliyorsunuz. Sonuçta
ortada bir ticaret döndüğüne göre, bu sektörü ayakta tutan ciddi bir müşteri
kitlesi mevcut demektir. Her birinin internet şubesi de bulunan bu erotik
marketlerden, farklı semtlerde dört tanesini seçtik. Mecidiyeköy'deki Lips &
Delta'nın sahibi Yüksel Pısıl, Kadıköy'deki Blue Shop'un veliahtı Mustafa
Yıldız, Yenikapı'daki Avrupa Shop'un ortağı Sait Taşçı ve
Beyoğlu-Tarlabaşı'ndaki Egzotik Shop'tan Murat Güler'le buluştuk. Sorduk;
size kimler gelir, en çok hangi ürünler satılır? Bu dört dükkân da sektörün
eskilerinden olduğu için mütevazı bir 'erotik profil' çıktı karşımıza.
Günümüz Türkiye'sinin seks ve cinselliğe bakışına dair ipuçları da cabası.
İşte dört ayrı semtten erotik alışveriş portresi..'Cinsellik
parmak izi gibidir'
Mecidiyeköy'deki Lips & Delta'nın sahibi Yüksel Pısıl, 46 yaşında.
Satılan bine yakın ürünün yüzde 70'inin kadınlara yönelik olduğunu anlatıyor
LipsΔ'ya kimler gelir?
20 ile 60 yaş arasında bir müşteri kitlemiz var. Sınıflandırmak mümkün
değil. Ama eskiden mağazalarımıza gelen insan sayısı 10'sa, postayla,
telefonla sipariş veren insan sayısı 90'dı. Artık tersine döndü, insanlar
ürünleri mağazalardan alıyor. Her meslekten, her gelir grubundan müşterimiz
var. Binin üzerinde ürün satıyoruz. Tabii yıllar içinde sektör de kirlendi,
çünkü denetimsiz yürüyor işler. Bugün bir internet sitesi kurmak 200-300
dolar. Birtakım insanlar bir internet sitesi, bir de cep telefonuyla sipariş
alıp, dolandırıcılık yapıyor.
Kimse de bunun önüne geçemiyor. Bir de, internet üzerinden satılması yasak
birçok ürün de satılıyor. Adam migren ilacı bile satıyor. Bizim Sağlık
Bakanlığı'yla alakamız yok, ama bu ürünleri satanların Sağlık Bakanlığı
tarafından engellenmesi, uyarılması gerekiyor.
Bürokratik olarak erotik shoplar kime bağlı?
Kimseye bağlı değiliz. Bugün bir 'sex shop' açmak, bakkal açmaktan daha
kolaydır. Dolandırılan insanlar şikâyet edemediği için dolandırıcılar bunu
da kullanıyor.
Siz bu işe girmeye nasıl karar verdiniz?
Biz ilk mağazamızı İzmir-Karşıyaka'da açtık. Aslında tekstil ihracatı
yapıyordum, o yıllarda Türkiye'de tekstil kotaları vardı. Siparişiniz var,
müşteriniz var, ama mal satamıyorsunuz. Böyle bir dönemde yapılmayan bir işi
yapalım dedik. Müşterilerin talepleriyle de ürün yelpazemizi geliştirdik.
Türkiye de kabuk değiştirdi, Özal'dan sonra hakikaten ciddi bir çağ atladık.
Artık insanlar cinsel tercihlerini daha rahat deşifre edebiliyor. Şöyle
düşünüyorum: Cinsellik parmak izi gibidir.
LipsΔ adını nasıl buldunuz?
Aslında mağazayı Lips adıyla açtım, ama Hollanda'dan ithalat yaptığım
şirketin adı Delta olduğu için de LipsΔ oldu.
En çok hangi ürünler talep ediliyor? Kimler neler alıyor?
Vakumlu pompa çok satıyoruz. Protezleri çok satıyoruz; cinsel sıkıntı
yaşayan, yaş ortalamasının da yüksek olduğu insanların tercih ettiği ürünler
bunlar. Geciktirici spreyler, kremler ve vibratörler de gayet iyi. Bir ürünü
üst düzey bir yönetici de, düz bir işçi arkadaşımız da satın alabiliyor.
Fetiş ve deri ürünlerin satımında çok net bir ayrım var. Sado-mazo ve fetiş
ürünlerini üst düzeydeki gelir gruplarından insanlar alıyor; bağlama
setleri, kamçılar, kırbaçlar, maskeler... Fetiş grubunda yaklaşık 170 parça
ürünümüz var.
Müşterileriniz daha çok erkek mi, kadın mı?
Daha çok kadın. Zaten sattığımız ürünlerin yüzde 70'i kadınlara yönelik.
Belki buraya gelip erkek satın alıyor, ama mutlaka eşine ya da sevgilisine
alıyor.
Çift olarak gelen var mı?
Özellikle beş-altı yıldır çok geliyorlar. Erkekler sağ olsun, bir
arkadaşlarına şaka yapmak için aldıklarını falan söylüyor. Bayan
müşterilerimiz öyle değil, son derece rahat ve bilinçliler. Her düzeyden
kadın müşterimiz var. Bu iş başladığından beri salakça bir laf dolanır
etrafta: En çok bunları alanlar Konya'da diye. Böyle bir şey yok. Ama nüfusa
oranla söylersek, daha kapalı ve sosyal hayatı gelişmeyen şehirlerden
aldığımız talep sayısı, evet, daha fazla.
İnternetle birlikte sizin sektörde devrim oldu galiba...
Bugün mağaza sayısını bütün Türkiye'ye yaymanız kolay değil. İnternet
sayesinde Ağrı'dan da bir vatandaş kredi kartıyla alışveriş yapabiliyor. Biz
yedi yıldır internet üzerinden ürün satıyoruz.
İstanbul'da bir tek Mecidiyeköy'desiniz. Semtlere göre farklılıklar var
mı?
Tabii ki. İzmir-Alsancak'ta da bir mağazamız var. Oraya gelen müşteri
profiliyle, mesela Karabağ ve Buca'daki müşterilerimiz aynı değil. Şöyle
düşünün: Bağdat Caddesi'nde de Beymen var, Maslak'ta da.